| Şarkı | Avucumda Üç Yemin |
| Şarkıcı | Aşk Şiirleri |
| Albüm | albüm girilmemiş |
| Okunma | 702 views okunmuÅŸ |
Üç yemin kalır geriye
Kentin boş sokakları bilir
Ve kimi severse ölü çıkar o çocuk
Bu yüzden bilir ölü bedenler içsizdir!
Bedenine sarılan kefenlerde kan lekesi var
Yosun tutuklu bakışları
Onun sesi içine kaçmıştır!
Ağzını açmaya kalksa sanki bütün lafları yutacak,
Ağzını açmaya kalksa sanki o kent büsbütün içine kaçacak!
Durulur içinin iç denizi
Duyulur!
Martılar neden çığlık atar diye sordum ona
Azalıyorlar dedi
Sahi azalanlar çığlık mı atarlar?
Sesli/sessiz?
Yaşadığın şehir içinde akar zaman
Ve menderesler çizer bir cadde içinde
Gidemez
Geçemez!
Gel diyor karagözlü çocuk gel!
Gel de tutun bu sokağın son sapağına…
Dili sürçüyor
Sıcak kül avuçlarında,
SoÄŸutuyor…
Sesler hep içime düş’er
Sobelenir bir düşün içinde körebe!
Kanamalı elbet kanamalı bu düşe…
Ürkek bir kız çocuğu ağlar
Yaşlarını bırakır kaldırıma
Dillerin kemikleri kırılır
Piç kalsın dediler!
Namus(suz) bir gecede asar gendini
İntihar ise hep şüphe!
Oysa düşleri piç kalmıştır en namuslu yanlarıyla…
Lime lime edilmiÅŸ seviÅŸleri
Çoğu kez, düşlerinden önce
İsmini yazar sol yanındaki duvara parmak ucuyla
Bin gecede binlerce kez
Kimseler okuyamaz o yazıları
Denizinden bir deniz feneri çalıp
Eline tutuÅŸturur
TutuÅŸur!
Yetmişyedinci sayfadadır aslı
(Günahsız A…)
Hiçkimselere yedi mektup yazılır
Yedi veren gülleri açar o vakit
Avuçlarında
Sen bu ÅŸiiri okurken ben belki baÅŸka bir ÅŸehirde olurum
Sen bu şiiri okurken ben belki başka bir şehirde ölürüm
Deliliklerinin koğuşunda nöbetler tutulur
Muhtıralar verilir
Parçlanmış hayatta bütün kalabilmiş anıları perçinler içine
Kayıplarını bulma oyunlarında terke yönlendirir gidişlerini
İkinci el gülüşler satılır pazarda
İkince el sevdalar…
İkince el anılar…
Hadi koş satın al!
Afilidir iç kanaması
Bir seraba susamış, çölde…
İçinin monologlarında büyütür sevdalarını
Titrek ellerini koyacak yer bulamaz
Balkonlardan, teraslardan bakar kentine
Karşı kıyıdadır
Karşı karşıyadır!
Teli kırık keman gibi çirkin sesler çıkartır, istemsiz
Can sıkıcı iftiralar arasında kaybolur
Ve ne seni bulabilir o karanlıkta ne kendini
Üç noktadan ibarettir susuşları
Sayfalarına açılır parantezler
İçine kapanır
Sen yanlarından söke söke susar!
Ağzını açmaya kalksa sanki bütün lafları yutacak,
Ağzını açmaya kalksa sanki o kent büsbütün içine kaçacak!
Payına yoksunluk düşer
Payına yoksulluk düşer
Düşlerden…
Öfkesi beyaz kağıtları karartır tümce tümce kusarak
Ayaklarına rüzgar dolanır
Düş’er…
Üç yemin kalır geriye
Kentin sokakları bilir
Kimi severse ölü çıkar o çocuk
Gider…
Selman ErtaÅŸ



