| Åžarkı | Bir Gün Mutlaka… |
| Şarkıcı | Sevgiliye Mektuplar |
| Albüm | albüm girilmemiş |
| Okunma | 169 views okunmuÅŸ |
O gün yine her zaman oldugu gibi,sahile inip,dalgalara en yakın olan taşın
üstüne oturmuÅŸtu…Gözlerindeki hafif yaÅŸla ufuga bakıyordu…Dalgalar her
taÅŸlara vurdugunda sular üstüne sıçrıyordu…Fakat hiç biÅŸey umurunda degilmiÅŸ
gibi gözlerini ufuktan hiç ayırmadan,dalgın dalgın bakıyor,aradada elinin
tersiyle gözlerini siliyordu…Arada bir kendi kendine gülümsüyor ve aniden
gülümsemenin yerini tekrar yüzünde acı bir yüz ifadesi kaplıyordu..Neydi onu bu
kadar acıya iten neydi.. Neydi yüzüne gülümsemeyi getirip,aniden tekrar acılara
iten…
Birden sanki çok korkunç bir şey görmüş gibi ayaga kalktı.Yüzündeki ifade dahada
karamsar,nefret dolu bir hal aldı…Ani bir dönüş yaptı kayaların üstünde hızla
yürümeye başladı.Bir an ayagı taşların arasındaki boşluga kaydı,Sendeledi fakat
büyük bir çeviklikle ellerini yere dayayıp hemen dogruldu…Ayagını sıkıştıgı
kayaların arasından kurtardı.Tekrar hızla yürümeye baÅŸladı…Bu sıradada arada
bir geriye dönüp dönüp az önceki baktıgı ufka dogru bakıyordu..Bu bakması
esnasındada hızı aynı ÅŸekildede yürüyordu…Artık sahilden iyice
uzaklaÅŸmıştı…Geriye dönüp baktı son bir kez daha ve sagından solundan geçen
arabalara aldırmadan hızla yürümeye devam etti…
Nihayet o hızlı adımların yerini yavaÅŸ adımlar aldı…Sanki karşısında onu
korkutan birÅŸey varda ondan korkuyormuÅŸ gibi yavaÅŸlamıştı…Bacakları sanki
titriyordu..Yüzünün rengi bile degişmiş,o yüzde sanki ölü bir insan yüzü
oluÅŸmuÅŸtu…Gözleri kısıldı ve gözlerinden akan belli belirsiz yaÅŸlar
hızlandı.Sanki birÅŸeyler söylemek istiyorsa söyliyemiyordu…Gözlerinden akan
boncuk gibi yaşlar yanaklarından aşagı kayarak o titreyen dudaklarına
geliyordu…Bir an bekledi sonra derin bir nefes aldı ve tekrar emin adımlarla
yavaÅŸ yavaÅŸ yürümeye baÅŸladı…Etrafı yüksek bir duvarla kaplı olan bir kapının
önünde durdu…Kapı demir parmaklı fakat sonuna kadar açıktı…Duvarların
üstünden yükselen çam agaçları görünüyor ve etrafa mis gibi gül ve çiçek
kokuları geliyordu…Kapının önünde tekrar derin bir nefes aldı…Cebinden
çıkardıgı mendille gözlerini iyice sildi…Üstünü başını düzeltti…Yakası açık
olan gömleginin dügmelerini kapattı..Elleriyle saçlarıdı geriye dogru
düzelttikten sonra yavaş yavaş kapıya dogru yöneldi..Yüzünde bir gülümseme vardı
fakat bu gülümsemenin zorla yapıldıgı yani gülümsemeyipte sadece gülümsemeye
çalıştıgı her halinden belliydi…Göz kapaklarını kapatsa o boncuk boncuk yaÅŸlar
tekrar akıcaktı…Fakat kapatmıyordu…Kapıdan içeriye girdi önünde etrafı
aÄŸaçlar ve güllerle kaplı yolda ilerlemeye baÅŸladı…Sonra elini iç cebine soktu
ve çok dikkatli bir şekilde cebinden küçük bir poşet çıkardı..Poşetin agzını
sanki elinde tutdugu ÅŸeyi az fazla sıksa kırılıcakmış gibi açtı…Yavaşça poÅŸeti
burnuna götürdü derin bir nefes çekti içerisine…Tekrar yürümeye devam etti
fakat poÅŸet kalbinin izzasında ve hafiften kalbine temas ediyordu…
Az daha ilerlediginde yol ikiye ayrılıyordu,yolun agzında durakladı ve sag
tarafa dogru yürümeye devam etti…yüz metre kadar ilerledi ve durdu…sag
tarafa döndü ve orada donup kaldı…Alnından aÅŸagıya ter akmaya baÅŸladı…O ter
oradan göz kapaklarını inip,gözlerini zorluyordu adeta…elli metre ileriden onu
o halde gören sanırım heykel zannederdi…Hiç kımıldamadan duruyordu…Bu
esnadada aglamamak için kendisini zorluyordu fakat daha fazla dayanamadı ve
hıçkıra hıçkıra aglayıp \”neden neden\” diyerek dizlerinin üstüne
çöktü…Ellerini hemen önünde duran mezar taşına koyup başınıda ellerinin üstüne
koydu…Orada bir müddet agladı…Mezar taşına hafiften sanki bir gül
koklarmışcasına öpücük kondurup \”neden bıraktın beni yanlız başıma\”dedi ve
gözlerindeki yaşı silerken \”özür dilerim karşına bu halde çıkmayı hiç
istemedim\”dedi…Dizlerinin üstünde mezarın iyice yanına gelip üzerinde
rengarenk güllerin oldugu agacın etrafındaki yabani otları
temizlerken\”biliyormusun bu gül her sabah dalından bir gül koparıpta sana
verdigim agacın bir fidanı\”dedi…
Hava yavaÅŸ yavaÅŸ kararmaya baÅŸlamıştı…Adam mezarın üstüne kapanmış gözleri
açık bir vaziyette derin derin düşünürken \”seni seviyorum hemde
çok\”dedi…Mezar topragını öptü ve elinin içerisindeki topragı sımsıkı
sıktı…Diger elindeki poÅŸetide mezarın üstüne bırakmıştı…\”Sen gittin,ufuklar
bile farklı,sen gittin dalgalar bile farklı hepsi düşman olmuş sanki.Sen yoksun
yanımda seni götürmedigimden seni yanımda göremediklerinden farklılar.Nasıl
derdim onlara biz ayrıldık,nasıl derdim onlara canımın yongası yok artık,nasıl
derdim onlara azrail kapıyı çaldı aldı onu benden diye….Diyemedim
diyemedim\”…Dedikten sonra yavaşça dizlerinin üstüne dogruldu ellerini havaya
açtı başını göğe dikti ve\”ALLAH\’ım bu dünyada aldın onu benden ne olur benide
al benide al yanına\”dedi…Ellerini yüzüne sürüp \”amin\” dedikten sonra ayaga
kalkıp.
\”AÅŸkım ben yine sahildeki beraber yanyana oturdugumuz ve ufuktan gelipte bizi
alıp kötülüklerin olmadıgı,aşkların kutsal sayıldıgı,sevginin her zaman var
oldugu yere götürecek olan gemiyi bekliyorum…Biliyorumki o geminin gelipte
beni götürecegi yerde sende olucaksın…Çünkü sevgi demek aÅŸk demek zaten sensin
demekki o ufuktan çıkıp gelecek gemi beni sana,senide bana kavuÅŸturucak\”…
\”Åžimdi bana musade biricigim,sana hiç bir zaman elveda demedim ÅŸimdide
demeyecegim…Biliyorumki bu aÅŸk ve sevgi bende oldugu müddetçe seninle mutlaka
bir gün bir yerde tekrar beraber olucaz…Hoşça kal orman perim,hoşça kal
sevdigim\”…
YAZAN:Cengiz AKALIN…



