<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Aşk şiirleri,  Aşk sözleri,  Aşk mesajları, Güncel Blog Sayfası</title>
	<atom:link href="http://www.ahirim.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.ahirim.net</link>
	<description>Aşk şiirleri,  Aşk sözleri,  Aşk mesajları, Güncel Blog Sayfası</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Mar 2010 13:25:43 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Peygammebrim Uludur</title>
		<link>http://www.ahirim.net/peygammebrim-uludur.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/peygammebrim-uludur.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2010 13:25:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5040</guid>
		<description><![CDATA[Peygamberim uludur,Abdullah&#8217;in ogludur,
Guzel adi;Muhammed,yolu Allah yoludur.
     Annesi Amine,Nur yagdi can evine,
     Gordu tatli ruyalar,imrendi gok zemine.
Hak,dindirir her yasi,dedesiyle amcasi,
Hemen kanat gerdiler,buyudu gul goncasi.
      Kirk yasina degince,Peygamberlik verildi,
      Allah birdir! deyince,putlar yere serildi.
Herkes kordu,sagirdi.Gelin&#8230;diye bagirdi.
Hakkin dogru yoluna,insanlari cagirdi.
 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Peygamberim uludur,Abdullah&#8217;in ogludur,<br />
Guzel adi;Muhammed,yolu Allah yoludur.</p>
<p>     Annesi Amine,Nur yagdi can evine,<br />
     Gordu tatli ruyalar,imrendi gok zemine.</p>
<p>Hak,dindirir her yasi,dedesiyle amcasi,<br />
Hemen kanat gerdiler,buyudu gul goncasi.</p>
<p>      Kirk yasina degince,Peygamberlik verildi,<br />
      Allah birdir! deyince,putlar yere serildi.</p>
<p>Herkes kordu,sagirdi.Gelin&#8230;diye bagirdi.<br />
Hakkin dogru yoluna,insanlari cagirdi.</p>
<p>      Dogdu hakkin gune$i,dogmadi hic bir e$i,<br />
      Be$ yuz yetmi$ bir yil,sondu $irkin ate$i.</p>
<p>Basti alti yasina,kaldi birtek basina,<br />
Inci gibi annesiz! uzuntuler bosuna,</p>
<p>       Suru suru gumraha,karsi duran o oldu,<br />
       Insanlari felaha, kavusturan o oldu.</p>
<p>Yirmi uc yil didindi, tasi yastik edindi;<br />
Aydinlatti cihani,getirdigi Hak din&#8217;di.</p>
<p>      Altmis uc yil yasadi,alni acik,yuzu ak;<br />
      Butun dunyada ancak! aniliyor adi pak. </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/peygammebrim-uludur.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>KADIN DİLİ</title>
		<link>http://www.ahirim.net/kadin-dili.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/kadin-dili.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 13:40:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5035</guid>
		<description><![CDATA[KADIN DİLİ 
Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam  eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, 
&#8220;Akşam  yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.&#8221; dedim. 
Deniz  kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>KADIN DİLİ </p>
<p>Oğlum bir hafta sonra evleniyor. Sorumluluk sahibi bir baba olarak ona öğüt vermem gerekiyor. Fakat bunu evde yapamam çünkü annesi ağız tadıyla öğüt vermeme izin vermez, sözü ağzımdan kapıp kendi devam  eder. İş yerimden oğluma telefon açtım, </p>
<p>&#8220;Akşam  yemeğini dışarıda birlikte yiyelim.&#8221; dedim. </p>
<p>Deniz  kenarındaki bu şirin lokantada şimdi onu bekliyorum.Geliyor aslan parçası, yakışıklılığı da aynı ben. Yan masadaki kızlar gözleriyle oğlumu süzüyorlar. Bakmayın kızlar, onu kapan çoktan kaptı. Hoş beşten  sonra konuya giriyorum. Oğlum haftaya düğünün var, bir  baba olarak sana bazı konularda yol yordam göstermem gerekiyor.Çocukluğunda suç işlediği zamanlardaki gibi  birden bire kızardı. Kerata ne anlatacağımı  zannettiyse!</p>
<p>-Baba ben yirmi altı yaşındayım, bazı  şeyleri biliyorum artık.<br />
-Ah senin o biliyorum zannettiğin  konularda da çok bilmediğin çık acak ama ben o konulardan  bahsetmeyeceğim. Keşke konuşabilseydik ama henüz o kadar modern olamadım.Rahat bir nefes aldı. Bu arada  yemeklerimiz de geldi. Oğlumla şöyle keyif yaparak  muhabbet edelim bakalım.<br />
-Kaç dil biliyorsun oğlum  sen?<br />
-İngilizce, Fransızca, bir de Türkçe&#8221;yle üç  dil oluyor.<br />
-Bugün ben sana dördüncü dili öğreteceğim. Dilin adı Bükçe. Kadınlar tarafından kullanılır. Sen  buna &#8220;kadın dili&#8221; de diyebilir sin.Güldü.<br />
Güldüğü zaman benim yanağımdaki gibi küçük bir  gamzesi var, o ortaya cıkıyor.<br />
-Kadınların ayrı bir dili  mi var?<br />
-Tabii ki. Eğer kadın dilini bilirsen bir kadınla  yaşamak dünyanın en büyük zevkidir, ama bu dili  bilmezsen hayatın kararabilir. O yüzden bir kadınla mutlu  olmak isteyen her erkek Bükçe&#8221;yi öğrenmeli.<br />
- İyi de  niye Bükçe?<br />
-Çünkü kadınlar konuşurken, genellikle  söyleyecekleri sözü net söylemezler. Eğip bükerler;  onun için dilin adını ;Bük çe&#8221; koydum.<br />
-&#8221;Bükçe zor bir dil mi baba?&#8221; diye sordu  gülerek.<br />
-Bana bak, çok önemli bir konu ama eğleniyor  gibisin, biraz ciddiye al. Bir kadınla mutlu olmak  istiyorsan bu dili bilmen çok önemli. Çünkü kadınlar sözü bükerek bükçe konuşurlar sonra da senin sözün  doğrusunu anlamanı beklerler. Felsefesini anlarsan kolay,anlamazsan zor. Mesela Çinli bir karın var, sen karına  sürekli Fransızca &#8220;seni seviyorum&#8221; diyorsun ama  karın hiç Fransızca anlamıyor. Fransızca &#8220;seni  seviyorum&#8221; un onun için bir anlamı yoktur. Ona Çince seni seviyorum dediğinde seni anlayabilir.<br />
-Tamam baba,  haklısın ciddiyetle dinliyorum. Peki, sence kadınlar  neden bizimle aynı dili konuşmuyorlar, söyleyeceklerini  direkt söylemiyorlar ?<br />
-Bence bir kaç sebebi var. Birincisi, duygusal oldukları için, hayır cevabı alıp  kırılmaktan korktuklarından sözlerini de dolaylı söylüyorlar. İkincisi, kadınlar dünyaya annelikle donanımlı olarak gönderildikleri için onların iletişim  yetenekleri çok güçlü.<br />
-Bu konuda biz erkeklerden bir sıfır öndeler yani.<br />
-Ne bir sıfırı oğlum, en az on  sıfır öndeler. Düşünsene, henüz konuşmayan, küçük  bir çocuğun bile yüz ifadesinden ne demek istediğini hemen anlıyorlar. İşin kötüsü kendileri leb demeden  leblebiyi anladıkları için biz erkekleri de kendileri  gibi zannediyorlar. Onun için leb deyip bekliyorlar. Hatta  bazen, leb demek zorunda kaldıkları için bile kızarlar.&#8221;Niye leb demek zorunda kalıyorum da o  düşünmüyor?&#8221; diye canları sıkılır.<br />
-Biz de bazen  Canan&#8221;la böyle sorunlar yaşıyoruz. &#8220;Niye  düşünmedin?&#8221; diye kızıyor bana.<br />
-Kızarlar oğlum,  kızarlar. Kadınlar ince düşüncelidirler,  detaycıdırlar, küçük şeyler gözlerinden hiç kaçmaz.  Bizim de kendileri gibi düşünceli ol mamızı beklerler,  fakat erkekler onlar gibi değil. Biz bütüne odaklıyız, onlar detaya. Beyinlerimiz böyle çalışıyor.<br />
-N e olacak baba o zaman, yok mu bu işin çaresi?<br />
-Var dedik ya oğlum,  Bükçe&#8221;yi öğreneceksin, bunun için buradayız. Hazır mısın?<br />
-Hazırım baba.<br />
-Bükçe bol kelime  kullanılan bir dildir.  Biz erkeklerin on kelime ile anlattığı bir konu, Bükçe&#8221;de en az yüz kelime ile  anlatılır. Dinlerken sabırlı olacaksın. Mesela karın o  gün kendine elbise aldı, diyelim. Bunu sana &#8220;Bugün  bir elbise aldım.&#8221; diye söylemez. Elbise almak için dışarı çıktığı -ndan başlar, kaç mağazaya  gittiğinden, almak için kaç elbise denediğinden,  indirimlerden, yolda gördüğü tanıdıklarından, alırken yaptığı pazarlıktan devam eder ve sana kocaman  bir hikaye anlatır.<br />
-Hikaye dili yani.<br />
-Aynen öyle. Sen  akıllı bir erkek olarak ona asla, &#8220;Hikaye anlatma,  ana fikre gel,  kısa kes.&#8221; demeyeceksin. Böyle bir  şey dediğinde bittin demektir. İster öyle de, istersen  &#8220;seni sevmiyorum.&#8221; de.  </p>
<p> İki durumda da &#8220;seni  sevmiyorum&#8221; demiş olacaksın.<br />
-Ne alakası var baba  &#8220;seni sevmiyorum&#8221; demekle &#8220;kısa anlat&#8221;  demenin?<br />
-Çok alakası var. Kadınlar dinlenmedikleri zaman  sevilmediklerini düşünürler.<br />
-Bu önemli. Bükçe&#8221;de  dinlemek sevmektir diyorsun.<br />
-Aynen öyle. Devam edelim.  Bükçe ima dolu bir dildir. Kadınlar konuşurken bir  şeyler ima etmeyi severler. Biz erkekler de imalıkonuşuyoruz diye düşünürler ve gözlerimizle onlara ne  demek istediğimizi çözmeye çalışırlar. Oysa  erkeklerin ima yeteneği pek gelişmemiştir. Bizim kastımız söylediğimiz şeydir.<br />
-Geçen hafta Canan bana  &#8220;Bir kaç kilo daha versem gelinliğin içinde daha iyi  duracağım.&#8221; dedi. Ben de &#8220;Böyle de  iyisin.&#8221; dedim. Canı sıkıldı, bir kaç saat surat  astı. &#8220;;Neyin var?&#8221; diye sordum. &#8220;Hiçbir  şeyim yok.&#8221; dedi. Sence nerede hata  yaptım?<br />
-&#8221;Böyle de iyisin&#8221; derken o  &#8220;de&#8221; ekini orda kullanmamalıydın. Canan bunu şöyle anlamıştır. &#8220;Böyle de fena sayılmazsın,  eh işte, idare edersin ama tabi daha da iyi, da ha da  güzel olabilirsin.&#8221;<br />
-Peki ne demem gerekiyordu?<br />
-Şunu  hiç unutma. Kadınlar kendileri ile ilgili, giysileri ile  ilgili ya da aileleri ile ilgili bir soru soruyorlarsa,  kesinlikle iltifat bekliyorlardır. Es kaza eleştirmeye kalkarsan ya ndın. Bunu hiç unutmazlar. O gün &#8220;Hayatım sen zaten Çok güzelsin, kilo vermeye falan  bence ihtiyacın yok.&#8221; deseydin,  günün zehir  olmazdı. Mesela bir gün kucağına oturup &#8220;Ağır mıyım?&#8221; derse sakın ;Evet, biraz&#8221; falan deme  &#8220;Hayır&#8221; de. Yoksa bir daha kucağına  oturmaz.<br />
-Yani diyorsun ki bir kadın her daim güzeldir, her  giydiği yakışır ve her kadının annesi bir  hanımefendi, babası da beyefendidir. Bana ne yaparlarsa yapsınlar.<br />
-Aferin oğlum, çok hızlı anlıyorsun bana  çekmişsin. Kadının, kendi anne babasıyla sorunu olsa,  kendi eleştirir ama asla senin eleştirmeni kabul etmez. Bunu kendine hakaret olarak alır.<br />
-Ve asla unutmazlar,  değil mi?<br />
-Aynen öyle. Yıllar once annene, annesi için  &#8220;Biraz cimri.&#8221; demiştim. Hala &#8220;Sen beni m  annemi sevmezsin.&#8221; der ve annesi bize bir şey aldığında gözüme sokar, en çok göreceğim yere koyar.<br />
-Hadi o konularda dilimi tutarım da, şu ima işini  çözmek zor geldi.<br />
-Zor gibi ama biraz gayret edersen  çözersin. En önemlisi imaları anlayacaksın ama  &#8220;Sen şunu mu demek istiyorsun?&#8221; diye asla  yüzüne vurmayacaksın.<br />
-Anladım. Anlayacaksın ama  anladığını belli etmeyeceksin. Buna şöyle de diyebiliriz. O beni iğnelediğinde &#8220;Niye bana iğne  batırıyorsun?&#8221; Diye sormayacağım, o iğneyi ben  kendi kendime batırmışım gibi yapacağım.<br />
-Güzel ifade  ettin oğlum. Mesela dün öğlen annen beni aradı. &#8220;Akşama tok mu geleceksin?&#8221; diye sordu. Beni  biliyorsun akşam yemeklerinde hep evdeyimdir. Kırk yılda  bir dışarıda yerim onu da haber veririm. Tabi ben hemen  anladım annenin ne demek istediğini. &#8220;Tok gel,  yemekle uğraşmak istemiyorum&#8221; demek istiyor. Anladım  ama tabi &#8220;Ne demek istiyorsun?&#8221; demedim.<br />
-Dün çok &#038;n bsp;yorulmuştu baba, düğün alışverişine çıkmıştık.<br />
-Bunun pek çok sebebi olabil ir. Yorulmuş olabilir, bir  kabul gününden tok gelmiş olabilir, bin beş yüzüncü  diyetine başlamış ve o gün yemekle uğraşmak istemiyor  olabilir. Ama bunu biz erkekler gibi kısa yoldan  &#8220;Canım benim karnım tok, sen de dışarıda bir  şeyler ye, ya da yorgunum, gelirken bir seyler getir yiyelim.&#8221; demez. Sanki böyle derse, iyi ev kadını  rütbesi =ozlanacak, mevki kaybedecek. İlla Bükçe  anlatacak, asık bir yüzle karşılaşmamak için senin de  anlaman gerekiyor. &#8220;Hayır, evde yiyeceğim ama istersen hazır bir şeyler alıp geleyim, ne  dersin?&#8221;dedim. &#8220;Tamam.&#8221; dedi. Döneri sever  biliyorsun, dün eve giderken, ekmek arası döner  yaptırdım. Onun dönerini de porsiyon yaptırdım. Bunu  düşündüğüm için ayrıca sevindi. O da diyette,  düğünde daha zayıf görünme derdinde bu sıralar.<br />
-Bu  Bükçe&#8221;de kısa konuşma yok mu baba?<br />
-Var ama yerinde  olsam hiç tercih etmezdim. Kadın konuşmuyorsa ya da kısa konuşuyorsa kesin ciddi bir sorun var demektir. Mesela<br />
baktın canı sıkkın, soruyorsun, &#8220;Neyin var?&#8221;  diye. &#8220;Hiç bir şeyim yok.&#8221; diyorsa, aman bir  şeyi yokmuş diye bırakma. Yoksa az sonra, çok ilgisiz olduğundan yakınarak, ağlamaya başlar.<br />
-Bükçe&#8221;de  &#8220;Hiçbir şey yok.&#8221; demek &#8220;;Çok şey var,  benimle ilgilen.&#8221; demek oluyor, o zaman.<br />
-Evet. Biz  erkekler &#8220;Bir şey yok.&#8221; diyorsak ya gerçekten  bir şey yoktur, sadece başımızı dinlemek istiyoruzdur  ya da bir sey vardır ama; &#8220;Şu anda konuşacak bir  şey yok.&#8221; diyoruzdur. Her ikisinde de konuşmak istemiyoruzdur. Ama kadınlar ilgiyi sevgi olarak<br />
gördükleri için &#8220;Bana değer veriyorsan, ilgilen ki  anlatayım.&#8221; demek istiyordur. Çok nadiren gerçekten  anlatmak istemiyor olabilir, o zaman da fazla üstüne  varıp bunaltmayacaksın tabi.<br />
-Bir arkadaşım da  &#8220;Kadınların &#8221;Peki.&#8221; demesi tehlikelidir&#8221;   demişti.<br />
-Doğru. Bir kadının ağzından çıkan kuru bir  &#8221;peki&#8221;, &#8221;olur&#8221;, &#8221;tamam&#8221; her zaman  tehlikelidir. Bu Bükçe&#8221;de &#8220;Şimdi tamam diyorum<br />
ama acısını daha sonra çıkaracağım.&#8221; demektir. Sana en kısa zamanda kesin bir ceza keser. Fakat pekinin  yanında &#8220;Peki canım, olur hayatım&#8221; gibi bir hoşluk ekliyorsa korkmaya gerek yok.<br />
-Zor bir dil baba.<br />
-Yok  yok gözün korkmasın, her yabancı dil gibi. İlk başlarda biraz çalışacaksın, pratik yapacaksın, bazen  hatalar yapacaksın, dikkat edeceksin sonra otomatiğe  bağlanırsın. Kolay yanı şu; senin bükçe konuşman gerekmiyor. Dili anlaman yeterli.<br />
-Anlamak da pek kolay  değil ama.<br />
-Korkma, o kadar zor değil. En önemli  kuralları ben sana öğretiyorum zaten. Devam edelim. Kadınlar istediklerini söylemek zorunda kalınca, düşünemediğimiz için biz erkeklere kızarlar ve  konuşurken suçlayarak konuşurlar; fakat  suçladıklarının farkında olmazlar. Sitem ediyoruz zannederler.<br />
-Nasıl yani?<br />
-Mesela, karın sana &#8220;Ne  zamandır dışarı çıkmadık.&#8221; derse bunu suçlama olarak üstüne alma, canı seninle gezmek istiyordur, bunu<br />
sen düşünüp teklif etmediğin için kalbi  kırılmıştır. Maksadı seni suçlamak değildir.  &#8220;Daha geçenlerde gezmeye gittik.&#8221; gibi bir  savunmaya girme. &#8220;Tamam canım haklısın, ben de  istiyorum, en kısa zamanda gideriz.&#8221; de, konu kapanır. Tabi ilk fırsatta da sözünü yerine getirirsen iyi olur.<br />
-Küçük ama önemli detaylar.<br />
-Aynen öyle. Mesela  karın &#8220;Üşüdüm.&#8221; diyorsa, &#8220;Üstünü  kalın giy.&#8221; demeni ya da kombiyi açmanı değil, ona  sarılmanı istiyordur.<br />
-Keşke okullarda öğretselerdi biz  erkeklere Bükçe&#8221;yi. Ne kadar erken başlasak o kadar  çabuk kavrayabilirdik belki.<br />
-Haklısın, aslında ben de  sana öğretmek için geç kaldım. Neyse zararın neresinden dönülse kardır.<br />
-Not mu alsaydım&#8230; Epeyce  detayı varmış dilin.<br />
-Sen bilirsin oğlum, unutacaksan al. Keşke ben de not alıp gelseydim. Umarım sana eksik  öğretmem. Şimdi aklıma geldi. Kadınların en nefret  ettiği sözcük &#8220;Fark etmez.&#8221;dir. &#8220;Fark  etmez&#8221;i kadınlar &#8220;Hiç umurumda değil, ne yaparsan yap.&#8221; diye anlarlar.<br />
-En değerli sözcük  nedir?<br />
-Sen bil bakalım.<br />
-&#8221;Seni seviyorum.&#8221;  herhalde.<br />
-Evet, kadınlar &#8220;Seni seviyorum.&#8221; sözünü sık sık duymak isterler. Biz erkekler  &#8220;;Söylemiştim, zaten biliyor.&#8221; diy e bu konuda gaflete düşmemeliyiz.<br />
-Bükçe sadece konuşma dili midir  baba? Bunun bir de davranış dili var gibi geliyor  bana.<br />
-Zekan kesinlikle bana çekmiş. Ben de tam ona  geliyordum. Davranışlar da çok önemli tabii. kadınlar  küçük şeylere önem verirler. Akşam ona sarıl, televizyon izliyorsan sarılarak izle. Gündüz onu  düşündüğünü ifade etmek için kısacık da olsa bir  mesaj gönder, küçük sürprizler yap. O yemek hazırlarken ona yardım et, salata yap, çay demle.<br />
-Akşam  gelip sırt üstü yatmak yok yani.<br />
-Gözünde büyütme. Sayınca çok şey gibi görünüyor ama aslında bunlar  zaman alacak, zor ve masraflı şeyler değil. Sen bu  küçük şeylere dikkat et, zaten karın sana paşa gibi  davranır, seni yormaz. Bir erkek bu küçük şeylere dikkat etmezse zamanını karısıyla büyük kavgalar  yaparak geçirir. Sevgiyle geçirmek varken niye kavgayla  geçiresin ki? Kadınlar çok vericidir ama, eğer sen hep<br />
alıp hiç vermezsen, bir gün birden patlarlar. Küçük  küçük alırlarsa, büyük büyük verirler.<br />
-Tamam baba,  bunlara dikkat edeceğim.Garson yemek tabaklarını  kaldırırken oğlumun telefonu çalmaya başladı. Belli ki<br />
nişanlısı arıyor, konuşmak için deniz kenarına doğru  adımlamaya başladı. Az sonra geldi.<br />
-Baba çok teşekkür  ederim. Bükçe&#8221;yi anlamaya başladım. Canan aradı. &#8220;Salonun perdeleri ne renk olsun karar veremedim,yarın birlikte mi baksak?&#8221; dedi. Tam &#8220;Fark etmez,  sen seç.&#8221; diyecektim ki bunu senin söylediğin gibi  &#8220;Ev de perde de umurumda değil.&#8221; gibi anlayacağı aklıma geldi. &#8220;Tabii canım, istersen  birlikte bakabiliriz ama ben senin zevkine güveniyorum, sen  seç istersen.&#8221; dedim, çok mutlu oldu. Kendi  seçecek.<br />
-O zaten perdeyi çoktan seçmiştir de kadınlar  illa yaptıklarını onaylatmak isterler. Birlikte de gitsen  o seçtiği perdeyi almak isteyecektir. Biz erkekler  onların ne demek istediklerini anlarsak, işlerden kolay sıyırırız.<br />
-Baba tekrar teşekkür ederim. Bu iyiliğini  hiç unutmayacağım.  Bana Bükçe&#8221;yi öğretmeseydin hali mi düşünmek bile istemiyorum.  </p>
<p>- Şanslısın oğlum. Benim seninki gibi bir babam yoktu. Bunları deneye yanıla  öğrenmem yıllarımı aldı. Sen yine iyisin, hazıra  kondun. Güle güle kullan, isteyene de öğret, herkes de  güle güle kullansın. Kullansınl ar ki yüzleri gülsün.</p>
<p>Sema Maraşlı&#8221;nın &#8220;Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz &#8221;  kitabından&#8230;.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/kadin-dili.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dul kadin ve yahudinin imani</title>
		<link>http://www.ahirim.net/dul-kadin-ve-yahudinin-imani.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/dul-kadin-ve-yahudinin-imani.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 18:37:42 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5032</guid>
		<description><![CDATA[Bir bayram arefesinde, dul bir kadın yanında babadan yetim kalmış çocuğu ile zengin bir hacının dükkanına girerek, Allah rızası için yardım istedi. Hacı fakir kadına yardım etmediği gibi:
Bıktım sizden nedir bu iş.. Ben sizin için mi çalışıyorum. Defol şurdan, diyerek kovdu. 
Hacıdan hiç ummadığı bir şekilde cevap alarak kapı dışarı edilen kadıncağız, melül- mahzun oradan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir bayram arefesinde, dul bir kadın yanında babadan yetim kalmış çocuğu ile zengin bir hacının dükkanına girerek, Allah rızası için yardım istedi. Hacı fakir kadına yardım etmediği gibi:<br />
Bıktım sizden nedir bu iş.. Ben sizin için mi çalışıyorum. Defol şurdan, diyerek kovdu. </p>
<p>Hacıdan hiç ummadığı bir şekilde cevap alarak kapı dışarı edilen kadıncağız, melül- mahzun oradan ayrılıp giderken, hacının karşısında, aynı mağazadan bir dükkanın sahibi olan yahudi, o fakirin ızdırabını anladı . </p>
<p>- Nedir hanım, hacı size niçin bağırdı?, diye sordu. </p>
<p>İmanlı ve şuurlu bir kadın olan fakirceğiz, Yahudiye hacıyı şikayet etmek yerine : </p>
<p>- O benim büyüğümdür. Döver de, kovar da, sana ne oluyur ey kefere! diye cevap verdi. </p>
<p>Fakat Yahudi durumu anlamıştı. Kadını ısrarla dükkana çağırıp, ne isterse almasını, kendisine ve çocuğuna olacak elbisenin kendisinde bulunduğunu hatta hacınınkinden daha iyisini kendisinden alabileceğini söyleyerek dükkanına getirdi. Dul kadın ve yetim çocuk Yahudinin dükkanından beğendikleri elbiseyi giydiler, kuşandılar ve kadın Yahudiye : </p>
<p>- Allah sana iman nasip etsin. Sen bizi giydirdiğin gibi Allah da sana Cennette köşkler verip Cennet elbiseleri giydirsin, giblerden dua etti, yanındaki masum çocuk da, anasının duasına amin, dedi. Şen şakarak oradan ayrılıp gittiler. </p>
<p>Dul ve yetimi dükkanından kovan hacı, o gece bir rüya gördü. Rüyasında kıyamet kopmuş ve kendis cennete girmişti. Cennette gezerken gayet güzel, gözleri kamaştıran bir köşk gördü. Baktı ki, köşkün kapısında kendisnin ismi yazılı idi. diyerek köşkün kapısından içeri girmek istedi. Fakat kapıda bekçi olarak bekleyen melekler hacıyı içeri almadılar. </p>
<p>- Giremezsin hacı, dur bakalım nereye gidiyorsun? dediler. </p>
<p>Hacı durdu : </p>
<p>- Niye giremiyorum, bu köşk benim değil mi? diye sordu. </p>
<p>Melekler cevap verdiler : </p>
<p>- Düne kadar senindi ama, maalesef dün sizden başkasına devredildi. Daha henüz kapısının üzerrindeki tabelâ da sçkülmemiş, yakında sökerler, dediler. </p>
<p>Hacı neye uğradığını anlayamadı. O telaş ve heyecan içinde uyandı ki, yatakta yatıyor : dedi. </p>
<p>Sabah olunca doğru yahudi Avram efendinin dükkanına gitti. Selam, hoş &#8211; beşten sonra: </p>
<p>- Avram efendi, dünkü dul kadına sen kaç liralık elbise verdiysenonların parasını sana ben vereceğim, dedi. </p>
<p>Yahudi bir altın değerinde elbise verdiğni söyledi. </p>
<p>Hacı : </p>
<p>- Madem o kadarmış al sana onun iki misli, dedi. </p>
<p>Fakat Avram olmaz, dedi. Hacı değerini yükseltti, hacı yükselttikçe yahudi olmaz diyor, yahudi kabul etmedikçe hacı vermek istediği parayı artırıyordu. Hacı yüz altın, ikiyüz altın vermeğe başladı ama, artık Avram&#8217;ın da sabrı taşmıştı. </p>
<p>- Olmaz hacı olmaz, o köşk yüz altınla bin altınla satın alınmaz&#8230; O senin gördüğün rüyayı ben de gördüm ve işte müslüman oldum. o köşk düne kadar senindi, sen daha evvel yaptığın hayır &#8211; hasenatla o kçşkü yaptırmıştın ama, dün bana sattın. Ben onu tekrar sana satmaya niyetli değilim. Sen artık bundan sonra kapına geleni boş çevirmede, Cennette kendine başka saraylar yaptır. Allah&#8217;ın mülkü geniştri, dedi. </p>
<p>Yahudiden de bu cevabı alan hacı, bir daha kapısına geleni boş çevirmeyceğine dair kendi kendine söz vererek oradan ayrılığ gitti. Ama köş de elden gitti. Allah yardımcısı olsun.Kaynak:Osmanlı yayınevi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/dul-kadin-ve-yahudinin-imani.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Iki ekmek eksik</title>
		<link>http://www.ahirim.net/iki-ekmek-eksik.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/iki-ekmek-eksik.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 22 Feb 2010 18:27:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[dini hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5029</guid>
		<description><![CDATA[Bir gün iki kişi, Râbia-tül Adeviyye&#8217;yi ziyârete geldiler. İkisi de açtı. &#8220;Yemeği helâldir&#8221; diye içlerinden yemek yemek geçti. O anda kapıya biri gelerek, Allah rızâsı için bir şeyler istedi. Râbia hazretleri evdeki iki ekmeğini buna verdi. Gelen sevinerek gitti. Bir saat kadar sonra bir kişi kucağında bir yığın ekmekle geldi. Râbia hazretleri ekmekleri saydı. On [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bir gün iki kişi, Râbia-tül Adeviyye&#8217;yi ziyârete geldiler. İkisi de açtı. &#8220;Yemeği helâldir&#8221; diye içlerinden yemek yemek geçti. O anda kapıya biri gelerek, Allah rızâsı için bir şeyler istedi. Râbia hazretleri evdeki iki ekmeğini buna verdi. Gelen sevinerek gitti. Bir saat kadar sonra bir kişi kucağında bir yığın ekmekle geldi. Râbia hazretleri ekmekleri saydı. On sekiz ekmek vardı. Dedi ki:<br />
-Ekmekler yirmi olsa gerektir. </p>
<p>Ekmeği getiren, ikisini saklamıştı. Çıkarıp iki ekmeği de verdi. Oradakiler hayretle sordular.<br />
-Bu ne sırdır? Biz senin ekmeğini yemeye gelmiştik. Önümüze koyacağın ekmekleri kapıya gelene verdin. Ardından ekmek geldi. Eksik olduğunu söyledin. </p>
<p>Cevâbında şöyle buyurdu:<br />
-Siz ikiniz gelince karnınızın aç olduğunu anladım. Önünüze koyacağım o iki ekmeği kapıya gelene verdim. Allahü teâlâdan bu ekmeklerin misâfirlerin karnını doyuramayacağını, bunun için bir yerine on vermesini istedim. Çünkü Allahü teâlâ Kur&#8217;ân-ı kerîmde (En&#8217;âm sûresi 160. ayet-i kerîmesinde) bire on vereceğini bildiriyor. Ben O&#8217;nun bu vâdine güvendim. İki ekmek yerine yirmi ekmek geleceğini bildiğim için de ekmeklerin noksan olduğunu söyledim</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/iki-ekmek-eksik.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>SIKINTISI OLANLAR OKUSUN&#8230;</title>
		<link>http://www.ahirim.net/sikintisi-olanlar-okusun.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/sikintisi-olanlar-okusun.html#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Feb 2010 13:56:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hikayeler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5023</guid>
		<description><![CDATA[Sıkıntısı Olan Bu Yazıyı Okusun !
Gün gelecek Allahıma bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum; demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en zor günlerini yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda.
Aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sıkıntısı Olan Bu Yazıyı Okusun !</p>
<p>Gün gelecek Allahıma bana yaşattığı bu sıkıntılar için şükredeceğimi biliyorum; demişti bir arkadaşım. Belki de hayatının en zor günlerini <span id="more-5023"></span>yaşıyordu. Zorlukların insana ne kadar büyük dersler verdiğini uzun uzun konuşmuştuk. Bir acının öğrettiğini bin kahkahanın öğretemeyeceği üzerine birçok örnekler vermiştik o konuşmamızda.<br />
Aradan iki yıla yakın bir zaman geçince arkadaşımın haklı çıktığını gördük. O günlerin acı görünen olaylarının, kendisine ne kadar büyük kapılar açtığını gördükçe verdiğin acılar için sana şükürler olsun Allahımım!; demeye başladı.<br />
Gündüzleri fırsat buldukça bir araya geldiğimiz arkadaşıma o günlerde aşağıdaki hikayeyi yollamıştım.<br />
Strese girenin imanından şüphe ederim!; başlıklı yazımı anlamayan ve/veya yanlış anlayan arkadaşlar umarım bu sefer beni doğru anlarlar.<br />
Yaşlı kadın, bir antika dükkanından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı.<br />
Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;<br />
Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.<br />
Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu!<br />
Kekeleyerek: Nasıl? Anlayamadım?; diyebildi yaşlı kadın.<br />
Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:<br />
Yeter! Lütfen dur artık!; diye bağırmak zorunda kaldım.<br />
Ama usta sadece gülümsedi ve; Daha değil!; diye cevapladı beni.<br />
Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:<br />
Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!;<br />
Ama usta bana bakıp gülümsüyordu:<br />
Henüz değil!;<br />
Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: Beni yakarak öldürecek;<br />
Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:<br />
Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!;<br />
Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve Daha değil!; diyordu.<br />
Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.<br />
Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.<br />
Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!; dedim. Onun cevabı ise aynıydı: Henüz değil!;<br />
Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!; diye bağırdım.<br />
Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!; diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine Daha değil!; diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.<br />
Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı. Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:<br />
Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?;<br />
Ona Evet; dedim.<br />
Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.;<br />
Evet bu sensin!; dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.<br />
Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.<br />
Döner tezgahın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.<br />
Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.<br />
Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.<br />
Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.<br />
Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde </p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/sikintisi-olanlar-okusun.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>FATIMA-I ZEHRA</title>
		<link>http://www.ahirim.net/fatima-i-zehra.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/fatima-i-zehra.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 16:42:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dini Şiirler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5020</guid>
		<description><![CDATA[Iste o, iste o, solmak bilmez renk,
Gostersin alemde kimdir ona denk, 
Onda ask,onda nur,ondadir yanis,
onda his,ondadir candan uyanis!..
Odur nur iklimi,Rabbin has kulu,
Gozunu acta bak, sen ey uykulu!
O,sanki bir melek,sanki bir peri,
Nasil anlatayim ben o guheri ?..
   M.Necati Bursali
 
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Iste o, iste o, solmak bilmez renk,<br />
Gostersin alemde kimdir ona denk, </p>
<p>Onda ask,onda nur,ondadir yanis,<br />
onda his,ondadir candan uyanis!..</p>
<p>Odur nur iklimi,Rabbin has kulu,<br />
Gozunu acta bak, sen ey uykulu!</p>
<p>O,sanki bir melek,sanki bir peri,<br />
Nasil anlatayim ben o guheri ?..</p>
<p>   M.Necati Bursali</p>
<p> <span id="more-5020"></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/fatima-i-zehra.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sasirdim kaldim iste</title>
		<link>http://www.ahirim.net/sasirdim-kaldim-iste.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/sasirdim-kaldim-iste.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 13 Feb 2010 15:49:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5018</guid>
		<description><![CDATA[şaşırdım kaldım işte! &#8230;..
sözde senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla
bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla 
ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarlarla
karşıma çıkıyorsun en soğuk mimiklerle
adını yazıyorum bulduğum fırsatlarda
yüreğimin başına noktalarla, hatlarla
başbaşa kalıyorum sonunda hayallerle
sözde sana koşuyorum dolu dizgin atlarla
ne olur bir gün beni kapında olsun dinle
öldür bendeki beni sonra dirilt kendinle
çarpsan kara sevdayı en azından yüzbinle
nasıl [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>şaşırdım kaldım işte! &#8230;..</p>
<p>sözde senden kaçıyorum dolu dizgin atlarla</p>
<p>bazen sessiz sedasız ipekten kanatlarla <span id="more-5018"></span></p>
<p>ama sen hep bin yıllık bilenmiş inatlarlarla</p>
<p>karşıma çıkıyorsun en soğuk mimiklerle</p>
<p>adını yazıyorum bulduğum fırsatlarda</p>
<p>yüreğimin başına noktalarla, hatlarla</p>
<p>başbaşa kalıyorum sonunda hayallerle</p>
<p>sözde sana koşuyorum dolu dizgin atlarla</p>
<p>ne olur bir gün beni kapında olsun dinle</p>
<p>öldür bendeki beni sonra dirilt kendinle</p>
<p>çarpsan kara sevdayı en azından yüzbinle</p>
<p>nasıl bağlandığımı anlarsın kemendinle</p>
<p>kaç defa çıkıp geldim buralara inatla</p>
<p>ama her dafasında dönemedim seninle</p>
<p>hangi düğüm çözülür nazla, sitemle, kinle</p>
<p>ne olur bir gün beni kapında olsun dinle</p>
<p>şaşırdım kaldım işte bilmemki nemsin</p>
<p>bazan kızkardeşimsin bazan öpöz annemsin</p>
<p>sultanımsın susunca; eksilmeyen çilemsin</p>
<p>orada ufuk çizgim, burada yanım yöremsin</p>
<p>beni ruh gibi saran sonsuzluk dairemsin</p>
<p>çaresizim çaremsin,</p>
<p>şaşırdım kaldım işte bilmemki nemsim </p>
<p>                                       Yavuz Bülent Bakiler</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/sasirdim-kaldim-iste.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hayali Sevgilim</title>
		<link>http://www.ahirim.net/hayali-sevgilim.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/hayali-sevgilim.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 10 Feb 2010 17:48:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Aşk Şiirleri]]></category>
		<category><![CDATA[hayali aşk]]></category>
		<category><![CDATA[sevgilim şiir]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5016</guid>
		<description><![CDATA[Senin esintine büründüm sabahın erken saatlerinde
Vuruyordu rüzgar hafif hafif götürüyordu beni de derinliklere
Ve o derinliklerde sende buluyordum kendimi 
Seninle oluyordum her sabah kimsenin inanamayacağı yerlerde
Aşka farklı anlamlar katıyordu varlığın, ben ben olmaktan çıkıyordum
Çünkü seni kelimelerle anlatılamayacak bir duyguyla seviyorum
Sevgim günden güne büyürken, içimdeki çocuk kaçıyordu senden korkuyordum rüzgarına kapılmaya
İçimdeki aşkın sayesinde karşı geliyordum sert fırtınalara
Sen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Senin esintine büründüm sabahın erken saatlerinde<br />
Vuruyordu rüzgar hafif hafif götürüyordu beni de derinliklere<br />
Ve o derinliklerde sende buluyordum kendimi <span id="more-5016"></span><br />
Seninle oluyordum her sabah kimsenin inanamayacağı yerlerde<br />
Aşka farklı anlamlar katıyordu varlığın, ben ben olmaktan çıkıyordum<br />
Çünkü seni kelimelerle anlatılamayacak bir duyguyla seviyorum</p>
<p>Sevgim günden güne büyürken, içimdeki çocuk kaçıyordu senden korkuyordum rüzgarına kapılmaya<br />
İçimdeki aşkın sayesinde karşı geliyordum sert fırtınalara<br />
Sen yoktun ben her gece sensizliği alıp koynuma hüzünlü uykulara dalardım<br />
Rüyamda göremeyince seni tekrar uyuyuncaya dek ağlardım</p>
<p>Kavuşmaktı hayalim ellerine sana tenine kavuşmak<br />
Seninle gülmek seninle ağlamaktı hayalim yanlız sen ol yanımda ben her şeye razıyım kavuşmak uğruna<br />
Seninle olmak senin olmak sen olmakti tek arzum mutlu günlere gecelere ermekti umutluydum.<br />
Bir aydınlık bir yol bir fırsattı aradığım sana ulaşmak için<br />
Uzayıp giden yollarda arıyordum o aydınlığı seni bulmak uğruna<br />
Aşk uğrunda küçük bir umuttu benimkisi hayali sevgilim</p>
<p>Esin Soysal &#8230;.  ( İstanbul &#8211; Eyüp )</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/hayali-sevgilim.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Doğum gününe özel sözler doğum günü sözleri</title>
		<link>http://www.ahirim.net/dogum-gunune-ozel-sozler-dogum-gunu-sozleri.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/dogum-gunune-ozel-sozler-dogum-gunu-sozleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 21:18:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>
		<category><![CDATA[doğum günü mesajları]]></category>
		<category><![CDATA[doğum günü sözleri]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum günü Sözü]]></category>
		<category><![CDATA[doğum günü tebrik mesajı]]></category>
		<category><![CDATA[Doğum günü tebrik mesajları]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5013</guid>
		<description><![CDATA[Doğum günü için popüler doğum günü sözleri ve mesajları.. 
Bugün doğumgünün olduğu için farklı ve özel olduğunu mu sanıyorsun sen? Oysa sen benim için sadece bugün değil her gün farklı ve özelsin. İyi ki varsın… 
Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, sensizlik ölüm kadar acı,sen nefes kadar önemli, canım kadar değerlisin, iyiki doğdun bir tanem.
Dikkat! [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğum günü için popüler doğum günü sözleri ve mesajları.. </p>
<p>Bugün doğumgünün olduğu için farklı ve özel olduğunu mu sanıyorsun sen? Oysa sen benim için sadece bugün değil her gün farklı ve özelsin. İyi ki varsın… <span id="more-5013"></span></p>
<p>Yokluğun yağmura yazı yazmak kadar zor, sensizlik ölüm kadar acı,sen nefes kadar önemli, canım kadar değerlisin, iyiki doğdun bir tanem.</p>
<p>Dikkat! Bu mesaj sevgi, neşe ve iyi dilekler içermektedir. Bir dakika için yaşamın ve seni düşünen birinin olduğunun sevincini hisset ve mutlu ol! Şimdi bu mutluluğuna sımsıkı sarıl ve ümidini koskoca bir yıl boyunca hiç yitirme! Aşkta, parada, sağlıkta her zaman kazanmanı dilerim. Sensiz bir hayatta kime gerçekten “dostum” diyebilirdim bilmiyorum. İyi ki dogdun. Nice mulu yaslara…</p>
<p>Arkadaşlar yıldızlar gibidir, onları her zaman göremezsin ama senin için her zaman varolduklarını ve seni düşündüklerini bilirsin. Bugün beni göremesen de bil ki yanındayım… Senin gibi dosta sahip olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Hayatın tüm kötülüklerinin senden uzak olmasını dilerim. İyi ki varsın ve iyi ki dostumsun! Hep birlikte nice senelere… Doğumgünün kutlu olsun!</p>
<p>Bir yıl daha bitti, ama sakın üzülme zaman çabuk geçiyor diye… Unutma ki herkes aynı şeyi yaşıyor. Bu yılın sonunda geriye baktığında umarım “harika bir yıldı” dersin.. Tüm dileklerinin gerçekleşmesi dileğimle.. Nice yıllara…</p>
<p>Biraz şans, biraz sevgi ve sabır, birer parça zaman, başarı ve memnuniyeti de eklersek malzemelere, hepsini karıştırıp senin için uzun ve dileklerinin gerçekleştiği bir “hayat pastası” yapabiliriz sanırım… Nice yaşlara!</p>
<p>Dilerim yeni yaşında mutlulukların en güzelini yaşar, başarı merdivenlerini rahatlıkla tırmanırsın ve dilerim yüzün hep güler, neşeni hiç yitirmezsin. Sevgi dolu kalman ve mutlu olman dileğiyle… Doğumgünün kutlu olsun!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/dogum-gunune-ozel-sozler-dogum-gunu-sozleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>kapak Sözler kapak laflar kapak mesajlar</title>
		<link>http://www.ahirim.net/kapak-sozler-kapak-laflar-kapak-mesajlar.html</link>
		<comments>http://www.ahirim.net/kapak-sozler-kapak-laflar-kapak-mesajlar.html#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 06 Feb 2010 20:45:14 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güzel Sözler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.ahirim.net/?p=5011</guid>
		<description><![CDATA[Sizi Sinir eden insanlarmı var =) Kapak Sözlerle Gereken Cevabı vermenizmi lazım Sizler için bişeler hazırladık bakalım hoşunuza gidermi..  
Biz ölmeyi çoktan göze aldıkta yanımızda kimleri götüreceğiz onları düşünüyoruz
Lanet Olsun içimdeki insan Sevgisine…
Al Gülüm Ver Gülüm….
Herkez Deliye Biz Akıllıya Hasretiz…
Baskın Basanındır…
Yolumda Gidicekler değil Yolumda ölücekler benim Dostumdur..
Yaşamak için yalvarmadık ölmek için yalvarmayız
Dostum olmaz, hasmım [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sizi Sinir eden insanlarmı var =) Kapak Sözlerle Gereken Cevabı vermenizmi lazım Sizler için bişeler hazırladık bakalım hoşunuza gidermi..  <span id="more-5011"></span></p>
<p>Biz ölmeyi çoktan göze aldıkta yanımızda kimleri götüreceğiz onları düşünüyoruz</p>
<p>Lanet Olsun içimdeki insan Sevgisine…</p>
<p>Al Gülüm Ver Gülüm….</p>
<p>Herkez Deliye Biz Akıllıya Hasretiz…</p>
<p>Baskın Basanındır…</p>
<p>Yolumda Gidicekler değil Yolumda ölücekler benim Dostumdur..</p>
<p>Yaşamak için yalvarmadık ölmek için yalvarmayız</p>
<p>Dostum olmaz, hasmım yaşamaz.</p>
<p>Ölenin arkasından ağlamaki, sen öldükten sonrada arkandan ağlıyan bırakma !!</p>
<p>Akıllı insanlar yeni fikirleri tartışırlar. Normal insanlar sonuçları tartışırlar. Küçük insanlarsa başka insanları tartışırlar.</p>
<p>Her zaman mutluluğun doruğundayken gülünmez, bazen sırf hayata gıcıklık olsun diye uçurum kenarındayken bile gülümseyeceksin.</p>
<p>Bir yerde küçük insanların büyük gölgeleri oluşuyorsa orada güneş batıyor demektir.</p>
<p>Eğer birisi seni aldatmışsa bu onun suçudur. Eğer o kişi seni pek çok kere aldatmışsa bu senin suçundur.</p>
<p>Asla birilerinin umudunu kırma, belkide sahip oldukları tek şey o’dur.</p>
<p>Hayatta edindiğim tecrübeler, yediğim kazıkların toplamıdır.</p>
<p>Aynı dili konuşanlar değil, aynı duyguyu paylaşanlar anlaşabilir.</p>
<p>Dostun dostumdur, düşmanın düşmanım.</p>
<p>Ölüm, ölüm dediğin nedir ki gülüm ? Ben senin için yaşamayı göze almışım..</p>
<p>Kaç ölüm adını değiştirir usta?</p>
<p>Hayatta hiç bir şey tesadüf değildir.</p>
<p>Sonunu düşünenler kahraman olamaz.</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde zaman ölüme doğru ilerler.</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde son, ölümden önceki son çıkıştır.</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde duello, akreple yelkovanın buluştukları andır.<br />
Kurtlar Vadisi’nde bela, kişinin sevdiklerinden gelir.</p>
<p>Sadakat, Kurtlar Vadisi’nin en güçlü panzehiridir.</p>
<p>Herşeyin, zamanı var; yaşamanın, sevmenin, hatta ölmenin bile..</p>
<p>Beyazın kaderi kirlenmek, siyahın kaderi suçlanmaktır.</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde ölmek, en büyük maceradır!</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde ölüm, yaşamdan daha gerçektir.</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde kimse canından emin olamaz…</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde sürek avı hiç bitmez.<br />
Dünya bir gündür, o da bugündür!</p>
<p>Biz belimize silahı silahla vurulmak için koyduk.</p>
<p>Senden bir tane daha yoksa, eyvallah diyeceksin.</p>
<p>Büyük güç, büyük sorumluluk ister.</p>
<p>Sen, sen ol! Asla biz olma.</p>
<p>Atasını tanımayan, it peşinde gezer!</p>
<p>İki kişinin bildiği sır değildir.</p>
<p>Biz ölmeyi çoktan göze aldık da, yanımızda kimler götürücez onu düşünüyoruz.</p>
<p>Sakın 30 yıl hukukun olmayan birine, sakın deme!</p>
<p>İnsana güvenme ölür, ağaca yaslanma kurur.</p>
<p>Her gün olan yenilik, benim geleneklerime bir ihanet ve hakarettir.</p>
<p>Kurtlar Vadisi’nde her cinayet ardında bir sır bırakır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.ahirim.net/kapak-sozler-kapak-laflar-kapak-mesajlar.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
