Masal anlatılırdı eskilerde bizlere büyüdükçe hikayeler okumaya başladık. Masal okuduğumuzda çocuk musun diye alay edilmeye başlandı. Büyümek; çok içten anlatılırdı. Her sözde büyüyünce ne olacaksın? Denilirdi de bir şey hep unutulurdu. Büyüdük ne acı? Masal yaşanamazmış oysa hikayeler yaşanırmış. Masallar ondan olsa gerek hep güzeldir. Çocukken bunların en azından bir kısmı yaşanır derdin ama olmadı. [...]
Bir gün gözlerin bir noktaya dalarsa. Bilki o gün seni düşündüğüm gündür. Bir gün kulağında bir çınlama hissedersen. Bilki ismini andığım gündür. Bir gece titreyerek uyanırsan. Bilki resmini öptüğüm andır. Bir gün sebebsiz yaşlar Dökülürse gözlerinden. Bilki yokluğundan öldüğüm gündür. -Bülent Bozkurt-
ıssız bir ada gibi senin tenin sanki dokundukca yanlız kalıyorum dokundukca sessizliğinde boğuluyorum senin o teninin durgunluğu varya beni alıp benden götürüyor sanki bütün herşey duruyor o an sana yaklaşınca gözlerin adeta hırçın bi deniz gibi geliyor bana yaklaştıkça itiyor beni oysa ben inatlaşarak sana daha da yakınlaşıyorum ne teninin ıssızlığına ne de gözlerinin hırçınlığına [...]