Hiç bir şiiri çalmadık sevgimizle yazdık
Hiç bir çiçeği koparmadık
Uzay aşırı gezegenlerden
Yeni tohumlar topladık
Bu tohumları yüreğimizdeki toprağa ekip
İçimize akan göz yaşlarımızla suladık
Hep bir hüzün oldu bakışlarımızda
Hep bir hicran……….
Alışamadı ayrılık kelimesi
Dudaklarımızda yarım kalmış
Aşkın dansına
Hiç yakışmadı ebedi suskunluk
Tebessüm eden dudaklarına
Senden sonra doğmadı güneş
Ölümün nefesini bıraktığın avuçlarıma
Bana da hiç yakışmıyor gülümsemek
Tebessüm hiç uğramıyor
Vurgun yemiş kıyılarıma
Bakışlarında yakaladığım dilsiz kelimeler
Silinmez kalemle yazıldı usuma
Şimdi en ince armonilerin arasında
Ölümün vurduğu ayrılık süzülüyor
Kırılıp dökülmüş şarkılarıma
Senden vaz geçmek ecel kadar imkansız
Hala uykularımı bölüyor silah sesleri
Gidişimle gülüşünü unuttu hüzün çiçekleri
Yokluğunla tutuştu içimin caddeleri
Ruhuma giydirdiler deli gömleği
Ayrılık dağlarına düşürdüler beni
Sensizlik zulümlerin en kahredicisi
Sensizliğe bir lahza bile tahammülüm yokken
Sevda tarlalarımıza mayınları ekip
Boynuna ecel künyesini takıp
Yokluğunun kuyularına attılar beni
Kan revan içinde bırakıp mabetlerimi
Yarım bıraktılar aşk ibadetimi
Ölümle güneşe dik bakılmıyor sevgili
Şehrazat Binici


